“Bu dünya, senden
olmayanlarla hoştur. Onların sana verdiği ilimlerle, kıymetlerle, gönüllerle
hoştur. Sadece senin gibiler değil, senden olmayan da çok yaşasın ki, sen de
yaşa. Hele bir de onun gözüyle gör şu fani dünyayı. Herkes beyaz olsa, o zaman
beyazı fark edemezsin ki. Değil mi? Ve yahut da siyah. Beyaz en güzel siyahta
belli eder kendini. Beni ben yapan yegane şey, benden olmayandır. O yoksa, sen
de yoksun. Ne anlamın kalır ne rengin belli olur, ne de tadın.”
Hükümet kadın
filminden bir replik… en sevdiğim repliklerden… herkes beyaz olsa, o zaman
beyazı fark edemezsin ki! Diyor… bu kadar mı güzel anlatılır her rengin güzel
olduğu arkadaş…
Girişi bununla
yapayım dedim. Yazının devamında; bu da zaten şöyle düşünen yok böyle düşünen, bilmem
kimleri sevmeyen, bilmem kimlere özenen bir adammış demeyin diye… benden farklı olan her
şeye aşığımdır…
*******
Düğünleri pek sevmem… sanırım oynamayı bilmediğimden… oysa bugün şehir dışından bir arkadaşım
kendisini bir düğüne götürmemi istedi. Hem mekanı bilmiyordu hem de yalnız gitmek
istemedi. Birlikte gitmeyi teklif etti. Hayhay…
Başım üstüne… Benim de akşam bir planım
yoktu zaten. Eşlik ettim kendisine…
Düğün yerine daha önce gitmediğimden biraz aradık ve
dolayısıyla geç kaldık. Bir de park sorunu yaşadık. Aracı park edecek yer ararken
gördüm ki en boktan araç bizim WW idi. Diğer araçlar %90
audi-bmw-mercedes-range Rover… düşünün artık. Kimin düğünü bu diye sordum. Çok yakın
bir ahbaplarınınmış.
Biraz muhafazakar bir aileye mensuptur arkadaşım. Eee düğün
de aynı şekilde… Giyim-kuşam-müzikler-sunucu
vb… hemen anlayabilirsiniz zaten...
*******
İnanın yukarıda yazıklarımla bir derdim yok. Benim ailem de
orta sınıf bir Anadolu ailesi. Muhafazakar bile diyebilirim. Dedeler hacı…
namaz-niyaz, fitre-zekat, oruç… her şey tamdır yani… ancak bizimkilerde Range Rover
yok işte…
*******
Arkadaşla içeri girdiğimizde
ilahi çalıyordu. Sonra neye döndü olay.
Ufak bir not… Ney hastasıyımdır. Bir ara
üflemeye merak saldım. Tam onun güzel sesini çıkarmaya/duymaya başlamıştım ki
araya bazı şeyler girdi. Benim de nefes gitti. ama her duyduğumda
ağlayabilirim. O derece yani…
İlahi-ney-ud dinletisinden sonra “mutlu genç çift” salona
girerken Rihanna patlattılar… olur canım. düğün organizatörleri çalmıştır bir şekilde demeyin... öyle sıradan bir düğün değildi, her şey çok
organizeydi. Sanırım Rihannanın bilmem ne şarkısı “mutlu muhafazakar genç
çiftin” şarkısıydı. Dede Efendi ile Neyzen Teyfik’in kemikleri sızladı.
******
Çok ayrıntı verdim. Düğün sahibi belli olacak…
Zaten bir çoğunuz biliyorsunuz ya ben yine not düşeyim
şuracığa…
Demem o ki sevgili kardeşim, değişen hiçbirşey yok… anla…
sen anlamadığın için de değişmiyor hiçbirşey zaten… sermaye el değiştirdi o
kadar…
sen zar zor hacı muratınla-kırk yılda bir-ailenle pikniğe
giderken, şimdi Renault/fiat ile-bu kez belki ayda bir-ailenle hadi güzel bir
yemeğe gidiyorsun…
amma ve lakin…
Adamlar son model bmw lerle, son derece şık ve gösterişli
düğünlere gelip, ilahiler eşliğinde gerdeğe giriyorlar bilesin…
******
Ha gözü olanın gözü çıksın… şu kadar içimde varsa ne olayım
da…
Şu en sevdiğim ney sesini alet etmeyeydiniz.
Levent Yaraç
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder