Benim büyük bir ailem olmadı. Anne-baba-kardeş… Tam çekirdek
aile denilebilecek tarzda. Çitlemelik çekirdek… Öyle akrabalar, teyzeler,
halalar, amcalar falan yoktu yani.
Ya da vardı da ben pek benimse(ye)medim/hissedemedim.
Hep “tam beyaz”ı arayan biri olduğumdan olsa gerek hep “tam
siyah”lar çıktı karşıma…
Bu yüzden olsa gerek ölümlere/vedalara pek alışık değilim.
Gariptir çok da üzül(e)mem… Üzülürsem/ağlarsam da kimse tutamaz hani. Tam
siyah-beyazımdır yani…
En son dedem öldüğünde çok üzülmüş/ağlamıştım.
Bir okul dönüşü (tam olarak 10 yaşındaydım) evin önünde
bizimkilerin arkadaşları/akrabaları vardı. Kalabalıktı. Beni mutfağa götürdü
babam. Deden öldü deyiverdi. Sonra gitti. Ben sandalyede oturakaldım. Öyle
boşluktu heryer. Kimse beni görmüyordu sanki. Ağladım. Çok anımız yoktu
dedemle. 10 yaşında ne anısı olabilir ya da ne anlayabilir ki zaten bir çocuk.
Ölünce cebinde, cigara kağıdının içinden çıkan folyenin
arkasına yazılmış bir yazı bulduk. Babam bana verdi. “Bir daha Beşiktaş’ın ne
liğ ne de Türkiye kupası maçlarını izlemeyeceğim” diye yazmış. Katlayıp cebine
koymuş.
Zaten Beşiktaşlıydım ama ilk kez o zaman BEŞİKTAŞLI oldum
ben…
**********
Beni hem hayattayken hem de öldükten sonra Beşiktaşlı yapan
dedemin ölümünden beri, ilk kez bu kadar üzülüyorum/ağlıyorum.
Futbol
endüstriyelleşip, piyasada üretilen basit bir metaa halini aldığından
beri yani Süleyman abinin başkanlığı bırakıp köşesine çekildiğinden beri; pek
tadı tuzu yoktu zaten futbolun da…
Silah icat oldu mertlik bozuldu hesabı, para/iddia/reklam/sponsor
icat olalı 22 kişinin peşinden koştuğu “meşin yuvarlak” da top oldu…
En çok Süleyman abinin ağzına yakışan söylemiyle “fitbol”
birden “futbol” oluverdi…
Dudak uçuklatan transfer ücretleri, futbolculara ödenen
devasa paralar, işadamlarının kara para aklamak için peşinde koşuşturdukları
klüp başkanlıkları, birbirine saygıdan yoksun geçen müsabakalar, fair-play’ın
hatırlanmadığı ligler, hileli/iddialı/şikeli/şaibeli maçlar, satın alınan
hakemler…
Siyah bir dünyada beyaz olmaya çalışanlardandı Süleyman abi
de…
“iyi adam olmadan Beşiktaşlı olunmazdı” mesela…
“şerefli 2.likler bize yeter” di…
“Beşiktaş için bir şeyler yapmak istiyorsanız kimsenin adamı
olmayın” diyordu.
**********
Futbol kadar dünya da kirlenmiş olacak ki Süleyman abi yeter
dedi.
İsteseydi o naifliğiyle Azraili bile dize getirir, öyle bir
söz söyler/davranış sergiler Azrailin bile kendisine saygı duymasını sağlardı.
Ama istemedi…
Hiç tanımadan sevdiğim/saygı duyduğum bu adam bugün göçtü
gitti.
Simsiyah bir dünyadan bembeyaz bir dünyaya gittiğini hayal
ediyorum/umuyorum/diliyorum/dua ediyorum.
Nurlar içinde yat Süleyman abi…
**********
Levent
Yaraç

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder