14 Ağustos 2014 Perşembe

SİYAH BEYAZ


Benim büyük bir ailem olmadı. Anne-baba-kardeş… Tam çekirdek aile denilebilecek tarzda. Çitlemelik çekirdek… Öyle akrabalar, teyzeler, halalar, amcalar falan yoktu yani.

Ya da vardı da ben pek benimse(ye)medim/hissedemedim.

Hep “tam beyaz”ı arayan biri olduğumdan olsa gerek hep “tam siyah”lar çıktı karşıma…

Bu yüzden olsa gerek ölümlere/vedalara pek alışık değilim. Gariptir çok da üzül(e)mem… Üzülürsem/ağlarsam da kimse tutamaz hani. Tam siyah-beyazımdır yani…

En son dedem öldüğünde çok üzülmüş/ağlamıştım.

Bir okul dönüşü (tam olarak 10 yaşındaydım) evin önünde bizimkilerin arkadaşları/akrabaları vardı. Kalabalıktı. Beni mutfağa götürdü babam. Deden öldü deyiverdi. Sonra gitti. Ben sandalyede oturakaldım. Öyle boşluktu heryer. Kimse beni görmüyordu sanki. Ağladım. Çok anımız yoktu dedemle. 10 yaşında ne anısı olabilir ya da ne anlayabilir ki zaten bir çocuk.

Ölünce cebinde, cigara kağıdının içinden çıkan folyenin arkasına yazılmış bir yazı bulduk. Babam bana verdi. “Bir daha Beşiktaş’ın ne liğ ne de Türkiye kupası maçlarını izlemeyeceğim” diye yazmış. Katlayıp cebine koymuş.

Zaten Beşiktaşlıydım ama ilk kez o zaman BEŞİKTAŞLI oldum ben…

**********

Beni hem hayattayken hem de öldükten sonra Beşiktaşlı yapan dedemin ölümünden beri, ilk kez bu kadar üzülüyorum/ağlıyorum.

Futbol  endüstriyelleşip, piyasada üretilen basit bir metaa halini aldığından beri yani Süleyman abinin başkanlığı bırakıp köşesine çekildiğinden beri; pek tadı tuzu yoktu zaten futbolun da…

Silah icat oldu mertlik bozuldu hesabı, para/iddia/reklam/sponsor icat olalı 22 kişinin peşinden koştuğu “meşin yuvarlak” da top oldu…

En çok Süleyman abinin ağzına yakışan söylemiyle “fitbol” birden “futbol” oluverdi…

Dudak uçuklatan transfer ücretleri, futbolculara ödenen devasa paralar, işadamlarının kara para aklamak için peşinde koşuşturdukları klüp başkanlıkları, birbirine saygıdan yoksun geçen müsabakalar, fair-play’ın hatırlanmadığı ligler, hileli/iddialı/şikeli/şaibeli maçlar, satın alınan hakemler…

Siyah bir dünyada beyaz olmaya çalışanlardandı Süleyman abi de…

“iyi adam olmadan Beşiktaşlı olunmazdı” mesela…

“şerefli 2.likler bize yeter” di…

“Beşiktaş için bir şeyler yapmak istiyorsanız kimsenin adamı olmayın” diyordu.

**********

 

Futbol kadar dünya da kirlenmiş olacak ki Süleyman abi yeter dedi.

İsteseydi o naifliğiyle Azraili bile dize getirir, öyle bir söz söyler/davranış sergiler Azrailin bile kendisine saygı duymasını sağlardı. Ama istemedi…

Hiç tanımadan sevdiğim/saygı duyduğum bu adam bugün göçtü gitti.

Simsiyah bir dünyadan bembeyaz bir dünyaya gittiğini hayal ediyorum/umuyorum/diliyorum/dua ediyorum.

Nurlar içinde yat Süleyman abi…

**********

                                                                                                                                                             Levent Yaraç

                                                                                                                                                             13/08/2014 23:55

Hiç yorum yok: