23 Ağustos 2014 Cumartesi

SİZ NE İSENİZ BEN O DEĞİLİM


Bu dünya, senden olmayanlarla hoştur. Onların sana verdiği ilimlerle, kıymetlerle, gönüllerle hoştur. Sadece senin gibiler değil, senden olmayan da çok yaşasın ki, sen de yaşa. Hele bir de onun gözüyle gör şu fani dünyayı. Herkes beyaz olsa, o zaman beyazı fark edemezsin ki. Değil mi? Ve yahut da siyah. Beyaz en güzel siyahta belli eder kendini. Beni ben yapan yegane şey, benden olmayandır. O yoksa, sen de yoksun. Ne anlamın kalır ne rengin belli olur, ne de tadın.”

Hükümet kadın filminden bir replik… en sevdiğim repliklerden… herkes beyaz olsa, o zaman beyazı fark edemezsin ki! Diyor… bu kadar mı güzel anlatılır her rengin güzel olduğu arkadaş…

Girişi bununla yapayım dedim. Yazının devamında; bu da zaten şöyle düşünen yok böyle düşünen, bilmem kimleri sevmeyen, bilmem kimlere özenen bir adammış demeyin diye… benden farklı olan her şeye aşığımdır…

*******

Düğünleri pek sevmem… sanırım oynamayı bilmediğimden…  oysa bugün şehir dışından bir arkadaşım kendisini bir düğüne götürmemi istedi. Hem mekanı bilmiyordu hem de yalnız gitmek istemedi.  Birlikte gitmeyi teklif etti. Hayhay… Başım üstüne…  Benim de akşam bir planım yoktu zaten. Eşlik ettim kendisine…

Düğün yerine daha önce gitmediğimden biraz aradık ve dolayısıyla geç kaldık. Bir de park sorunu yaşadık. Aracı park edecek yer ararken gördüm ki en boktan araç bizim WW idi. Diğer araçlar %90 audi-bmw-mercedes-range Rover… düşünün artık. Kimin düğünü bu diye sordum. Çok yakın bir ahbaplarınınmış.

Biraz muhafazakar bir aileye mensuptur arkadaşım. Eee düğün de aynı şekilde…  Giyim-kuşam-müzikler-sunucu vb… hemen anlayabilirsiniz zaten...

*******

İnanın yukarıda yazıklarımla bir derdim yok. Benim ailem de orta sınıf bir Anadolu ailesi. Muhafazakar bile diyebilirim. Dedeler hacı… namaz-niyaz, fitre-zekat, oruç… her şey tamdır yani… ancak bizimkilerde Range Rover yok işte…

*******

 Arkadaşla içeri girdiğimizde ilahi çalıyordu. Sonra neye döndü olay.
Ufak bir not… Ney hastasıyımdır. Bir ara üflemeye merak saldım. Tam onun güzel sesini çıkarmaya/duymaya başlamıştım ki araya bazı şeyler girdi. Benim de nefes gitti. ama her duyduğumda ağlayabilirim. O derece yani…

İlahi-ney-ud dinletisinden sonra “mutlu genç çift” salona girerken Rihanna patlattılar… olur canım. düğün organizatörleri çalmıştır bir şekilde demeyin... öyle sıradan bir düğün değildi, her şey çok organizeydi. Sanırım Rihannanın bilmem ne şarkısı “mutlu muhafazakar genç çiftin” şarkısıydı. Dede Efendi ile Neyzen Teyfik’in kemikleri sızladı.

******

Çok ayrıntı verdim. Düğün sahibi belli olacak…

Zaten bir çoğunuz biliyorsunuz ya ben yine not düşeyim şuracığa…

Demem o ki sevgili kardeşim, değişen hiçbirşey yok… anla… sen anlamadığın için de değişmiyor hiçbirşey zaten… sermaye el değiştirdi o kadar…

sen zar zor hacı muratınla-kırk yılda bir-ailenle pikniğe giderken, şimdi Renault/fiat ile-bu kez belki ayda bir-ailenle hadi güzel bir yemeğe gidiyorsun…

amma ve lakin…

Adamlar son model bmw lerle, son derece şık ve gösterişli düğünlere gelip, ilahiler eşliğinde gerdeğe giriyorlar bilesin…
******

Ha gözü olanın gözü çıksın… şu kadar içimde varsa ne olayım da…

Şu en sevdiğim ney sesini alet etmeyeydiniz.
Levent Yaraç

14 Ağustos 2014 Perşembe

SİYAH BEYAZ


Benim büyük bir ailem olmadı. Anne-baba-kardeş… Tam çekirdek aile denilebilecek tarzda. Çitlemelik çekirdek… Öyle akrabalar, teyzeler, halalar, amcalar falan yoktu yani.

Ya da vardı da ben pek benimse(ye)medim/hissedemedim.

Hep “tam beyaz”ı arayan biri olduğumdan olsa gerek hep “tam siyah”lar çıktı karşıma…

Bu yüzden olsa gerek ölümlere/vedalara pek alışık değilim. Gariptir çok da üzül(e)mem… Üzülürsem/ağlarsam da kimse tutamaz hani. Tam siyah-beyazımdır yani…

En son dedem öldüğünde çok üzülmüş/ağlamıştım.

Bir okul dönüşü (tam olarak 10 yaşındaydım) evin önünde bizimkilerin arkadaşları/akrabaları vardı. Kalabalıktı. Beni mutfağa götürdü babam. Deden öldü deyiverdi. Sonra gitti. Ben sandalyede oturakaldım. Öyle boşluktu heryer. Kimse beni görmüyordu sanki. Ağladım. Çok anımız yoktu dedemle. 10 yaşında ne anısı olabilir ya da ne anlayabilir ki zaten bir çocuk.

Ölünce cebinde, cigara kağıdının içinden çıkan folyenin arkasına yazılmış bir yazı bulduk. Babam bana verdi. “Bir daha Beşiktaş’ın ne liğ ne de Türkiye kupası maçlarını izlemeyeceğim” diye yazmış. Katlayıp cebine koymuş.

Zaten Beşiktaşlıydım ama ilk kez o zaman BEŞİKTAŞLI oldum ben…

**********

Beni hem hayattayken hem de öldükten sonra Beşiktaşlı yapan dedemin ölümünden beri, ilk kez bu kadar üzülüyorum/ağlıyorum.

Futbol  endüstriyelleşip, piyasada üretilen basit bir metaa halini aldığından beri yani Süleyman abinin başkanlığı bırakıp köşesine çekildiğinden beri; pek tadı tuzu yoktu zaten futbolun da…

Silah icat oldu mertlik bozuldu hesabı, para/iddia/reklam/sponsor icat olalı 22 kişinin peşinden koştuğu “meşin yuvarlak” da top oldu…

En çok Süleyman abinin ağzına yakışan söylemiyle “fitbol” birden “futbol” oluverdi…

Dudak uçuklatan transfer ücretleri, futbolculara ödenen devasa paralar, işadamlarının kara para aklamak için peşinde koşuşturdukları klüp başkanlıkları, birbirine saygıdan yoksun geçen müsabakalar, fair-play’ın hatırlanmadığı ligler, hileli/iddialı/şikeli/şaibeli maçlar, satın alınan hakemler…

Siyah bir dünyada beyaz olmaya çalışanlardandı Süleyman abi de…

“iyi adam olmadan Beşiktaşlı olunmazdı” mesela…

“şerefli 2.likler bize yeter” di…

“Beşiktaş için bir şeyler yapmak istiyorsanız kimsenin adamı olmayın” diyordu.

**********

 

Futbol kadar dünya da kirlenmiş olacak ki Süleyman abi yeter dedi.

İsteseydi o naifliğiyle Azraili bile dize getirir, öyle bir söz söyler/davranış sergiler Azrailin bile kendisine saygı duymasını sağlardı. Ama istemedi…

Hiç tanımadan sevdiğim/saygı duyduğum bu adam bugün göçtü gitti.

Simsiyah bir dünyadan bembeyaz bir dünyaya gittiğini hayal ediyorum/umuyorum/diliyorum/dua ediyorum.

Nurlar içinde yat Süleyman abi…

**********

                                                                                                                                                             Levent Yaraç

                                                                                                                                                             13/08/2014 23:55